2010lar 2017 Dram sinema Türk filmleri

Babam (2017)

Babam

Babam

Ekim başında gösterime giren, fragmanıyla bile size “ağlamayı” vaat eden Babam, Nihat Durak’ın kamerasından ekrana yansımaktadır. Senaryoyu ise Nail Pehlivan kaleme alıyor. Baş rollerde Çetin Tekindor, Melisa Şenolsun, Berker Güven, Erkan Kolçak Köstendil, Cezmi Baskın yer alıyor.

Gelibolulu Yusuf, deden babaya ondan da oğluna geçen bir sardalya konserve fabrikası sahibidir. Eşi aniden vefat edince, zihinsel engelli oğlu Arif’le tek başına kalır. Şimdiye kadar oğlunu kabul etmeyen Yusuf, hem batmakta olan fabrikasını kurtarmaya hem de Arif’e “babalık” yapmaya çalışır. Feride öğretmen ise atanamadığı için fabrikada işe girmiş ve Arif’le kimsenin yakalayamadığı bağı kurmuştur. Bu bağ Yusuf’un da zincirlerini kırmaya başlar.

Babam

Babam

Babam

Babam

Nihat Durak, yıllardır TV dizileri ve sinema filmleriyle evimize misafir olan bir sanatçıdır. “Ruhsar”, “Köstebek”, “Yılan Hikayesi”, “Hanımın Çiftliği”, “Babam ve Ailesi” dizilerinin yanı sıra “Çaylak”, “Ödünç Hayatlar”, “İlk Aşk”, “Mutlu Aile Defteri” filmlerinin yönetmenidir. Babam filmiyle de aile ilişkilerini tekrar sorgulama fırsatı yaratmıştır. Yusuf ve Feride başta olmak üzere hemen her karakter detaylıca irdeleniyor, bu da seyirciye başarıyla aktarılıyor. Karakter sayısı çok gibi görünse de yan karakterler ana karakterleri besliyor. Ailemizde veya büyük dedelerimizde kaçınılmaz bir figür olan sert ve sevgisini gösteremeyen baba, sevgi ile yavaş yavaş açılmaya başlar. Eteğindeki taşları ise gene kendi kendine dökmeye çalışır. Engelli oğlundan utanan ama eşi öldükten sonra ya kendisi de ölürse ona ne olacak sorusuyla cebelleşen Yusuf, özellikle anne babaların anlayabileceği acıyı yansıtıyor. Feride ise Türkiye’nin acı bir gerçeğini, atanamayan öğretmenleri ve maddi sıkıntılarını gösteriyor. Her şeye ve herkese rağmen dik durmayı, sabır ve sevgiyi de inceden inceye ruhumuza işliyor.

Filmde hemen herkesi en derinden yaralayan şey ise engelli bir evladın, insanın birilerine ihtiyaç duyması ve ne yapacağını bile bilmeyen bir babanın çaresizce arayışa girmesidir. Özel eğitime de göndermeler yapan, toplumun bilinçlenmesi gereken bu konu umarım daha fazla senaryoda, kitaplarda yer alır.

Senaryoda eksiklikler yok mu derseniz, elbette var. Araya serpiştirilen gülümsemelik sahneler olsa da hayli yoğun bir drama maruz kalıyorsunuz! Müzik çalışmaları da bunu pekiştiriyor. Hele de anne babaysanız gözyaşlarınız akmaya başlıyor. Bu kadar yoğun drama girmeden daha sakin bir senaryo yazılabilirdi. Bir de başarılı yazılsa dahi yan hikayelerin sayısı fazla geliyor. Çalışanların sıkıntısı, onların ailesi, kadınların özgürlük arayışı, iş hayatının çetrefilleri… Konu arttıkça dakikalar da artıyor! Nihat Durak’ın özellikle sinema filmlerini daha önceden izlemişseniz kamera açılarını, mekan ve manzarayı da ele alarak tüm ekranı doldurmayı sevdiğini bilirsiniz. Babam’da da aynı durum yer alıyor.

Babam

Babam

Çetin Tekindor gibi bir ustanın baş rolde oynaması filmi izlemek için tek sebep bile olabilir. Oğlunu oynayan Berker Güven ise tüm çalışmalarının ve araştırmalarının meyvesini filmde almışa benziyor. Gayet inandırıcı ve etkileyici oynuyor. Masum, sevecen ve başı dik Feride karakterini canlandıran Melisa Şenolsun ise ilk filmi olmasına rağmen kadroya uyum sağlamış.

Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim bir sıkıntı var. Fragmanı/filmi izleyen hemen her seyirci buram buram “Babam ve Oğlum” esintisi seziyor. Bu da yersiz bir geri dönüş değil. Hem Tekindor’un baba rolünü alması, hem bazı diyaloglarda dahi o filme selam göndermesi şaşırtıyor. Keşke filmin adı en baştaki gibi “Sardalya Kokusu” kalsaydı, Babam’a çevrilmeseydi de bu çağrışım en azından isimden bağımsız olsaydı.

Yazar hakkında

Seyirci Koltuğu

Yorum Bırak