sinema

başlarken..

Ninja Kaplumbağalar sinemada izlediğim ilk filmdi. O perdenin arkasındaki sihir bu yaşıma kadar hala kalkmış değil. Işıklar kapanıp da koca ekran aydınlandı mı hayat 2 saatlik de olsa geride kalıyor, hatta tamamen siliniyor. İlkokuldan itibaren küçük abimin beni hemen hemen her hafta sinemaya götürmesi bu tutkumun başlamasında etkin bir role sahiptir.
Yıllar geçtikçe sinemaya olan tutkum evde DVD izleme formatına da dönüştü. Buna da Sabancı Üniversitesinin müthiş DVD arşivi katkıda bulunmuştur. Okula başladıktan sonra çok büyük bir hızla arşivi yutmaya başladım. Hatta üniversite yıllarında bu hobiyi bir arşive döndürmeye karar vererek orijinal DVD koleksiyonuna başladım. Şu anda tam sayısını bilmesem de annemin “çeyiz” olarak tabir ettiği 550-600 adet DVD ağırlıklı film arşivim bulunmaktadır.
İlk başta yazmam gerekeni en sona bırakarak gelelim asıl konuya yani neden “seyirci-koltuğu” blogunu yazmaya başlamama. Çevremdeki çoğu kişi izlediğim film sayısını, oyuncu-senaryo-yönetmen hakkındaki yorumlarımı, DVD arşivimi ve sinemayı bu kadar yakından takip etmeye çalıştığımı gördükçe eleştirmen olmam için yarı şaka yarı ciddi mübalağa ederek beni teşvik etti. Tabi ki sinema severliğim eleştirmen olabilecek kadar profesyonelce değil fakat yaşantımda önemli bir zaman ayırdığım bu sevgimi bu blog vesilesiyle resmileştirmek istedim. İzlediğim filmler hakkında kendi çapımda yorumlar yapmak ve ufak bilgiler vermek şimdiki düşüncelerimin başında geliyor. İleride daha neler eklerim emin değilim.
İyi okumalar :)

Yazar hakkında

admin

3 Yorum Var

  • ninja kaplumbağalar, aslan kral, macaulay culkin filmleri falan.. aynı yaş grubunun -ben dahil- küçüklükte sinemada gittikleri ilk filmler..

    eskiden sinema sanki daha önemli ve özel bir eylemmiş gibi geliyordu sanki.. salon sayısı azdı.. salonların görkemi kasveti etkisi daha büyüktü.. bi gizem bi ürperti verirdi bana.. şimdi daha bir laçkalaştı.. ah o eskiler.. 15 yaşında cengiz kurtoğlu’ndan “yorgun! yıllarım” dinleyen adamdan bu geçmişe özlem satırlarının dökülmesi de pek şaşırtıcı değil..

    şimdi kapandı sinema 74, renk, incirli sineması falan galiba.. peh..

  • Ben ilk sinemaya bir Anadolu şehrinde gitmiştim. Zaten tek bir sinema ve hatta belki de bir iki film vardı. Birinci sınıftaydım ve o kocaman ekran beni resmen büyülemişti. Hani film Ninja Kaplumbağalar olmasa da fark etmezdi sanırım. Teknolojinin ilerleyişi o sinemanın büyüsünü kaybettirmiş olabilir. Gerçi şu anda 1930 tarihli bir film izleyebiliyorsam bu da teknolojinin nimetidir ama en azından eskiden yandaki cep telefonunun ışığı gözümü kör edemiyordu :/ Ama gene de sinemadan asla umudumu kesmeyeceğim.

Yorum Bırak