2010lar 2014 Dram Oscar sinema

Before I Disappear (Ben Kaybolmadan Önce) (2014)

Ben Kaybolmadan Önce

Ben Kaybolmadan Önce

Tavsiye üzerine seyrettiğim, beğenme konusunda her dakika çıtayı yükselten, hem keyif hem de şaşkınlık veren Ben Kaybolmadan Önce, 2012’de en iyi kısa film Oscar ödülünü kazanan “Curfew”den uyarlanmıştır. 93 dakikalık ABD- İngiltere yapımı dramın yönetmeni, senaristi ve baş rol oyuncusu Shawn Christensen’dir. İlk uzun metrajlı filme imza atan Christensen’e Fatima Ptacek, Emmy Rossum, Paul Wesley eşlik ediyorlar.

Richie, hayatının hayli kötü bir döneminden tamamen kurtulmaya çalışırken yıllardır görüşmediği kız kardeşinden bir telefon alır; 11 yaşındaki kızı Sophie’ye birkaç saatliğine bakmasını ister. Bir yandan da başı belada olan Richie, Manhattan sokaklarında yeğeniyle hayli koşuşturmalı bir gece geçirir!

Ben Kaybolmadan Önce

Ben Kaybolmadan Önce

Sevdiği insanı kaybetmiş, iş ve özel hayatında dibe çökmüş, ailesinden hayli uzak, yalnız, sağlıksız bir adamın son dakikalarına tanık ettiğimizi düşünürken bir telefonla filmin yönü değişiyor. Bu telefon günlük sıradan bir konuşmadan farksız aslında. Ama hem Richie’nin hem de yeğeni Sophie’nin hayatını büyük oranda değiştiriyor. Ben Kaybolmadan Önce’yi “aile bağlarının önemi” diye özetlemek yeterli olmaz. Lakin ailenin, insanı ayakta ve dahası hayatta tuttuğu aşikar. Karanlık gece hayatının içinde 11 yaşında bir kızın varlığını sürekli sorgularken hem Richie’ye kızmak hem de bir şeyler için uğraştığını görerek onun başarmasını istiyorsunuz. Konusu basit gibi görünse de hayli farklı; kurgu çok sade ama etkileyici; rahatsız edici mekanlarda geçiyor ama dramı çok kuvvetli! Mükemmel bir senaryoya sahip olmamasına rağmen nokta atışlarını çok güzel tutturuyor.

Ben Kaybolmadan Önce

Ben Kaybolmadan Önce

Müzik çalışmaları çok başarılı; hatta eskiden biriktirdiğim film müzikleri albümlerini tekrar açıp dinleme ve bu filmin müziklerini de arşivleme duygusu yarattı. Oscar heykelini aldıran kısa film “Curfew”i seyretmemiştim. İnsanların yorumlarını okuduktan sonra keşke önceden izleseydim diye iç geçirdim. Şimdi de filmin tadını bozmamak adına izlemek istemiyorum. IMDB’den 7.2, Rotten Tomatoes’tan da 36 almış. Rotten Tomatoes’un puanının bu sefer inandırıcı olduğunu düşünmüyorum. Bakış açısı elbette değişse de Ben Kaybolmadan Önce’nin seyirci üzerinde bıraktığı etki 36’dan fazlasını hak ediyor.

Genç oyuncu Fatima Ptacek harika bir performans sergiliyor. Başlarda hayli sinir bozucu bir izlenim bıraksa da dayısıyla yakınlaştıkça iç dünyasını açması, yalnızlığı insanın yüreğine dokunuyor ve henüz küçücük bir kız olduğunu hatırlatıyor. Emmy Rossum ise az sahnesi olmasına rağmen her göründüğünde başarısını kanıtlıyor. Özellikle erkek kardeşiyle hesaplaşma sahnesinde gözlerim doldu.

Bağımsız film tadında izlenmesi gereken, mutlaka yüreğinize dokunacak çarpıcı bir film.

Yazar hakkında

Seyirci Koltuğu

2 Yorum Var

  • Bu filmi izlemiştim eminim; ama zihnimin derinliklerinde bir saniyelik bir düşünme molası verdikten sonra dahi çok net hatırlayamadım. Hele Emmy Rossum’u filan hiç hatırlamadım, fotoğraf olmasa. Konuyu okuyunca bir filizlenme var ama akış filan hiç yok, bir koşuşturma sanki…
    Neyse hatırlayamadığıma göre ben Curfew’i izleyebilirim, teşekkürler. ahaha.

Yorum Bırak