2010lar 2014 2015 Dram Gerilim gizem psikolojik gerilim sinema

Before I Go To Sleep (Uyuyana Kadar) (2014)

Before I Go To Sleep

Before I Go To Sleep

Gerilim türüne simasının çok yakıştığına inandığım Nicole Kidman, Uyayana Kadar’la tekrar bir gerilimde karşımıza çıkıyor. 2 Ocak 2015’te gösterime giren 92 dakikalık yapımın yönetmenliğini Rowan Joffe üstleniyor. “28 Weeks Later” filminin yazarı da olan yönetmen, S. J. Watson’ın aynı adlı eserinden filmin senaryosunu kaleme almıştır. İngiltere, Fransa, İsveç ortak yapımının baş rollerinde Kidman’a Colin Firth, Mark Strong, Anne-Marie Duff eşlik ediyorlar. 22 milyon $’lık bütçesine karşılık 15 milyon $ hasılat elde edilmiştir.

Bir kaza sonrası her gün hafızası sıfırlanan Christine, bir sabah uyanıp da aynaya baktığında kendini 40 yaşında görür. Oysaki hatırladığı yaş 27’dir. Sonrasında yanındaki adamın kocası olduğunu, geçmişini fotoğraflardan öğrenir. Sabah kocası işe gidip de gece eve gelene kadar hem geçmişini hatırlamakla uğraşır hem de hafızasının bu hale gelmesine sebep olan kazada kendini öldürmeye çalışan adamı bulmakla. Ona yol gösteren kişi ise Doktor Nash’tir. Christine artık kimseye güvenemez; kocası Ben’e bile.

beforeigotosleep2 beforeigotosleep3 beforeigotosleep4

50 First Dates” filmini bıkmadan usanmadan defalarca izleyebilen biri olarak konuyu okur okumaz seyretmek için can attım. Sonuçta romantik komediyle benzer konu fakat türü gerilim; üstelik baş rolde Nicole Kidman var. Uyuyana Kadar’ın matematiği gayet başarılı işliyor. Konu tek, karakter sayısı az, tamamen Christine’ye odaklanıp sürükleniyorsunuz. Yan karakterler, yan hikayeciklerle kafa karıştırmaya veya filmi uzatmaya gerek duyulmuyor. Christine’in korkusu, endişesi, güvensizliği her sahnede size de geçiyor. Gerilimi her daim tetikte tutmak adına senaryo yavaş yavaş önünüze seriliyor. Christine şaşırdıkça siz de aynı duyguyla diğer karakterlere ya güveniyor ya da cephe alıyorsunuz. Geçmişi hatırlamaya çalışırken ekrana yansıyan geriye dönüşler gerilimin dozunu da artırıyor.

Diğer karakter ve detaylara bilerek girmek istemiyorum. Zira sona gizemlerle ulaşabiliyorsunuz. Tahmin edilebilir olaylar çıksa da senaryo sizi köşeye sıkıştırabiliyor. Diğer yandan, birebir olmasa da benzer pek çok senaryoyu ekrana yansıttılar. Hasılattan da görüldüğü üzere gösterimde para kazanmadı; sinema seyircisini kendisine çekemedi. Lakin gene de izlenebilecek bir kurgusu var. IMDB’den 6.3, Rotten Tomatoes’tan 36 alan filme geri bildirimler orta hallidir. Esasen Rotten Tomatoes’un haksızlık yaptığını düşünüyorum. Filmin albenisi bu puanı hak etmiyor. Kurgusunda, senaryo ve detaylarda bir eksiği yok. Arka fonun karanlık, seçilen renklerin solgun ve koyu ağırlıklı olması filmin gizem türüne selam göndermesi için zaten gerekli. Gişe için gerekli kıstaslar mı eksik yoksa pazarlama tekniği mi yetersiz, bilinmez.

Oyuncu kadrosu filmin en göze çarpan başarısıdır. Nicole Kidman, sapsarı saçlar, beyaz ten ve koca iri gözleriyle Christine karakterine çok yakışıyor. Yakın çekimlerde gözünü sağ tarafa çevirirken dahi sizi germeye yetiyor. Colin Firth ise uzun boyu ve karizmatik bakışlarıyla size güven veriyor!! İdeal koca görünümüne nedense inandırıyor. Doktor Nash’i canlandıran Mark Strong, “Syriana” filminden beri takipçisi olduğum bir oyuncudur. Devamında “Robin Hood”, “Tinker Tailor Soldier Spy”, “Black Gold”, “Blood” “The Imitation Game” filmlerinde rol alan oyuncu 1963 İngiltere doğumludur. Gerilim, aksiyon, biyografi, bilimkurgu gibi hemen her türe yakışan ve olması gereken yardımcı erkek oyuncu özelliği taşıdığına inanıyorum.

Yazar hakkında

Seyirci Koltuğu

Yorum Bırak