2010lar 2016 2017 Altın Küre Bafta Biyografi Dram Oscar Oscar 2017 Savaş sinema tarihi yaşanmış hikaye

Hacksaw Ridge (Savaşın Vadisi) (2016)

Hacksaw Ridge

Hacksaw Ridge

Yönetmen Mel Gibson ve Oscar adayı diye ekran başına oturtan Savaşın Vadisi, Hollywood’un bitmek tükenmek bilmeyen Amerikan savaş kahramanlıklarından birini daha görmemizi sağlıyor. Kasım 2016’da Türkiye’de gösterime giren dram, savaş, tarihi ve biyografi türlerini kapsayan filmin senaryosu Robert Schenkkan ile Andrew Knight’a aittir. 140 dakikalık ABD yapımın oyuncu kadrosunda ise Andrew Garfield, Vince Vaughn, Teresa Vaughn, Sam Worthington, Luke Bracey, Hugo Weaving yer alıyor. 40 milyon $ bütçeye karşın 164 milyon $ hasılat elde etmiştir.

Desmond T. Doss, İkinci Dünya Savaşı sırasında gönüllü asker olarak Okinawa’ya gider. Lakin onu diğer askerlerden ayıran bir özelliği vardır: İnsanları öldürmeyi reddeder yani vicdani retçi olur. Orduda tüm okları üzerine çekerek bin bir sıkıntı ile savaş alanına gider.

Yaşanmış bir hikayeden yola çıkılınca kahramanlık adeta arşa yükseliyor. Vicdani retçilik tartışılması gereken apayrı bir konu iken olayı sadece savaşta insan öldürmemek diye odaklamak ne kadar doğrudur, emin değilim. Amaç kendi topraklarını/vatanını kurtarmak değilken İnsan öldüren insanlara yardım etmek de savaşın içine girmek olmuyor mu? Hayli ince bir noktada insanları ikiye bölebilecek bir konu olduğundan filmi yorumlamaya geçmek daha doğru görünüyor. Mel Gibson savaş, kahramanlık ve inanç diye diye ilerlerken sadece yönetmen koltuğunda oturarak diğer detaylara dikkat etmemiş gibi. Senaryoda yan hikayeler ana hikayeye asla bağlanmıyor, bazı karakterler sonrasında hiç yokmuş gibi davranılıyor ve ana karakter Desmond haricinde hiçbirinin kıymeti kalmıyor. Eğer yardımcı karakterlere ve hikayelere yer verilecekse bunun sahnelerde de görülmesi gerekir; kalem üstünde kalmamalı.

Hacksaw Ridge

Hacksaw Ridge

Hacksaw Ridge

Hacksaw Ridge

Mekan, dekor, kostüm, saç-makyaj tasarımı bir savaş filmi için gayet başarılı ama diğer filmlere nispeten apayrı bir şey sunmuyor. Görsel efektler ve ikinci yarıdaki savaş sahneleri kullanılan renklerle beraber göz kamaştırıcıydı. Her anında ekrana kilitlenip kalmak mümkün. Hatta Desmond’ın kahramanlık yaptığı sahneler büyüleyici idi. Tabi bir de Japon askerlerini beceriksiz göstermeseler, inandırıcılığı yükselecekti. Kullanılan tüm teknik; ikinci yarıda aksiyonu bol, seyretmesi keyifli bir savaş sundu. İlk yarıdaki bitmek bilmeyen asıl konuya geçme çabası ise sıkıcıydı.

Andrew Garfield kendini ispat etme yolunda hızla ilerleyen genç bir oyuncudur. Buna rağmen bir savaş filminde kahraman asker için farklı yüz hatları olan, bakışları ve mimikleri daha etkili bir baş rolü tercih ederdim. Karakterin yüksek inancıyla yüzünün saf ve temizliği vurgulanmak istense de Desmond karakteri sanki üstüne oturmuyor. Baba rolündeki usta oyuncu Hugo Weaving arka planda ama çok etkileyici bir performans sergiliyor. En minimalist şekilde babayı canlandırıyor. Diğer yandan oyuncu kadrosunda çok başarılı insanlar var ama toplu olarak yanlış seçimler yapıldığı inancındayım.

Hacksaw Ridge

Hacksaw Ridge

Hacksaw Ridge

Hacksaw Ridge

IMDB’den 8.3, Rotten Tomatoes’tan 86 alan filme yapılan yorumlar genelde olumludur. Hatta Altın Küre’de en iyi film, erkek oyuncu, yönetmen dallarında; Bafta’da en iyi erkek oyuncu, uyarlama senaryo, kurgu (kazandı), ses, makyaj ve saç tasarımında; Oscar’da ise en iyi film, yönetmen, erkek oyuncu, ses miksajı, ses kurgusu ve kurgu dallarında adaylıkları var. Teknik konularda diyeceğim bir şey yok da 3 büyük ödül töreninde bu denli iddialı kategorilerde yarışması hiç gerçekçi gelmiyor. Daha önce izlediğimiz nice Amerikan kahramanlık savaş filmleri var. Onların en azından senaryo ve oyunculukları göz doldurucuydu. Senaryodaki mantık hataları, hikayenin anlatılamayışı seyirciyi öyle rahatsız ediyor ki izlediğinize pişman olabiliyorsunuz. IMDB’deki puanın da Mel Gibson ve Amerikan hayranlığından başka bir şey olduğuna inanmıyorum.

Yazar hakkında

Seyirci Koltuğu

Yorum Bırak