2014 2015 Gerilim kitap Korku

Kafes (Bird Box) (2014)

Kafes - Bird Box

Kafes – Bird Box

Tatil kitaplarımın başında gelen Kafes, korku gerilim türünü severlerin kaçırmayacağına inandığım bir romandır. Kitabın yazarı Josh Malerman, ilk romanıyla “This Is Horror Ödülü”nde en iyi roman ve Michigan Notable Book Ödülünü alırken, “Bram Stoker Ödülü”nde en iyi ilk roman finalisti, “Goodreads”te en iyi korku romanı finalisti, “James Herbert Korku Ödülü” finalisti, “Shirley Jackson Korku Ödülleri” finalisti olmuştur. 336 sayfalık romanı Türkçe’ye Aslı Dağlı çevirmiştir. İthaki Yayınlar’ından çıkan kitabın kapak tasarımı ise Şükrü Karakoç’ aittir.

Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor.” (Arka kapak)

Malorie, 2 çocuğuyla birlikte karanlıklar içinde yaşayan bir kadındır. Hem kendinin hem çocuklarının gözleri göz bağıyla tamamen kapalıdır. Yaşadıkları evden dışarı çıkamazlar. Camlar kapalı, gün ışığı haram. Dış dünya nedir, bilinmiyor. Tek derdi çocuklarını kötülüklerden korumak. Ama kötülük gerçekte nedir, belirsiz. Fakat yıllar geçtikçe evin içindeki hapis çekilmez hale gelir ve tüm cesaretini toplayıp dışarıya adım atmaya yeltenir.

Amazon internet sitesinde haftalarca 1. sırada yer alıp 16 ülkeye satılan Kafes, bu ilginç konusuyla okuyucuları kendine çekiyor. Universal Studios ise romanın film haklarını almıştır. Kitabın konusundan öte sürecin ilerleyişi okuyucunun merakını her dem ayakta tutuyor. Düşünsenize, gözleriniz sürekli kapalı, açmaya korkuyorsunuz. Açtığınızda ölüm tehlikesiyle karşı karşıyasınız ama sizi neyin öldürebileceğini de bilmiyorsunuz. Çevrenizdeki hemen herkes zarar görmüş, sizi yalnız bırakmış. Bu korkuyla iki çocuk korumaya çalışıyorsunuz.

Kitabın merak duygusunu söndürmemek için konunun detaylarına daha fazla girmeme niyetindeyim. Pek çok film ve kitapta rastladığımız geçmişe dönüşler bu hikayenin kurgusunun da önemli bir parçasıdır. 43 bölümde hemen hemen sıra bir şimdiki zamanda gidiyor, bir geçmişe dönüyor. Merak duygusu geçmişle kapatılıyor. Zaman zaman bu gidişler heyecanı öldürse de alışmak zor gelmiyor. Kitabın dili hayli basittir. Seçilen kelimeler, kullanılan cümleler ve onların uzunluğu sizi yormuyor. Bu nedenle, başlar başlamaz 2-3 günde kolaylıkla bitiyor. Edebi açıdan dilin yeterli olmadığı aşikar. Yıllar sonra ele alınıp tekrar okunur mu, kararsızım. Tatil için veya güzel vakit geçirmek için etkileyici bir roman ama o kadar.

Ana karakter Malorie, hayli güçlü bir kadındır. Tüm sevdiklerini kaybetmiş, hayata iki tane çocukla tutunmaya çalışan, dışarıda neler yaşandığından en ufak fikri olmayan Malorie, çocukları için nefes almaya devam eder. Savaşçı bir kadın rolünü üstleniyor. Sonradan hayatına giren karakterler ise çeşitli tiplemelere örnek oluyorlar. Korkunun insanda yarattığı etkiler, her birinde farklı farklı ortaya çıkıyor. Herkesin bu korkuyu sindirmesi, dışarı yansıtması değişiyor. Bu noktada romanın renklendiğini görmek mümkündür.

Peki, romanın sonu okuyucunun beklentisini karşılıyor mu? Aynı türdeki kitap ve filmlerin birçoğunda her sorunun cevabına ulaşamayız. Bu kitap da her sorunun cevabını vermeden sonlanıyor. Bu durum kitabın başarılı olup olmadığını göstermez elbet. Sürükleyicilik var, karakter analizleri etkileyici, bir çırpıda okumak mümkün. Kitabın dili edebiyat açısından zayıf, tatmin etmeyebilir. Filmin çekileceğini var sayarsak, çok güçlü bir yönetmenin tanınmış oyuncular seçmesi durumunda hasılat yapabilir fakat senaryo eksikliğiyle hayal kırıklığı da yaratabilir. Zaten hangi film, kitabın aslını yaşatır ki?

Yazar hakkında

Seyirci Koltuğu

Yorum Bırak