2010lar 2016 2017 Altın Küre Biyografi Dram Hint filmleri Macera Oscar Oscar 2017 sinema yaşanmış hikaye

Lion (2016)

Lion

Lion

Yaşanmış bir hikayeden yola çıkan Lion, Şubat başı Türkiye’de gösterime girdi. Yönetmenliğini Garth Davis’in üstlendiği dramın senaryosu Saroo Brierley’in “A Long Way Home” adlı kitabından Luke Davis tarafından kaleme alınmıştır. 118 dakikalık ABD, İngiltere ve Avustralya yapımın baş rollerinde Dev Patel, Rooney Mara, Nicole Kidman, David Wenham, Sunny Pawar yer alıyorlar. 12 milyon $bütçeye karşılık 75 milyon $ hasılat elde etmiştir.

Saroon 5 yaşındayken ağabeyini bir tren vagonunda beklerken uyuyakalır. Uyandığında evinden kilometrelerce uzaktadır. Nerede olduğunu, nereden geldiğini bir türlü kimseye anlatamaz. Sokaklarda ciddi zorluk çektikten sonra Avustralyalı bir çift tarafından evlat edinilerek hayatı kurtulur. Lakin geçmişini unutamaz ve bu durum onda saplantı haline gelmeye başlar.

Lion

Lion

Lion

Lion

Anne olduktan sonra mıdır nedir bu seneki Oscar adayı bazı filmleri gözlerim dolarak izledim. Lion, o kadar duygusal ve gerçekçi ki bambaşka ülkelerde, farklı kültürlerde tek bir hayatı buluşturmayı başarıyor ve seyirciyi kendisine bağlıyor. İlk ve ikinci yarısında taban tabana zıt dünyaları gösteriyor. İlk yarıda Hindistan sokaklarında kaybolan, ha öldü ha istismar edildi edilecek diye yüreğimi ağzıma getiren Saroo’nun kayboluşuna eşlik ediyorsunuz. Sokaklarda uyuduğu sahnede sinirim öyle bozuldu ki gece vakti oğlumu uyandırıp sarılacaktım. Garth Davis, bam teline nasıl dokunacağını çok iyi biliyor! Hindistan’ın doğal güzelliği sizi büyülerken sefaletin içinde yaşayan insanlarıyla da üzüyor. İkinci yarıdaysa bambaşka medeniyete, Avustralya’ya adım attırıyor. Gelişmiş yaşam koşulları, refah düzeyinin insanlara verdiği mutluluk, muhteşem deniziyle içinize su serpiliyor. Saroo da mutlu, huzurlu, sevgiyi yaşayarak büyüdü diye çok ama çok rahatlıyorsunuz. Tabi ki geçmişini unutamayışı ve tesadüfler sonucu her kapının gerçek ailesine yönelmesi onu çıkmaza sürüklüyor.

Garth Davis’in ilk filminde doğru hikayeyle yola çıktığı kuşkusuz. Ailenin, önüne serilen tüm imkan ve sevgiden daha önemli olduğunu vurgulaması insanı mutlu ediyor. Kurgu açısından eksiklikleri aşikar ama yoğun duygu içinde bunu göz ardı etmek mümkün. İlk yarının hayli yorucu havasından sonra ikinci yarıdaki Saroo’nun çıkmazları hem insanı geriyor hem az da olsa bunaltıyor. Belki onun iç hesaplaşmasını kendimiz de yaşadığımız için bu gerginlik yaşanıyor. Bazı karakterlerin yetersiz ya da gereksiz kaleme alındığını düşünüyorum. Gerçek hayatta ve kitapta yer alsalar da sinemaya aktarıldığında kopukluklar yaşanmış.

Lion

Lion

Lion

Lion

Hindistan ve Avustralya’nın doğal güzelliklerine sırtını verip harika bir sinematografi yakalıyor Lion. Renk seçimi, duyguları öne çıkaran kamera açıları, yaşattığı gerilim ve üzüntü her anlamda gayet başarılıydı. Dramda büyük payı olan müzik de başlı başına bir oyuncu görevi üstleniyor.

Saroo’nun küçüklüğünü oynayan Sunny Pawar’ı o kadar beğendim ki görsem sarıl sarıla kemiklerini acıtırım. Çaresizliği, kimsesizliği bana çok dokundu. Son zamanlarda izlediğim en etkili çocuk oyuncuydu. Dev Patel bu film için en doğru seçimmiş. Patel’in geçmiş filmlerinden yola çıkarak hikayenin bir noktasının hep Hindistan’da olması ama oyuncuyla da bu hikayenin örtüşmesi daha gerçekçi geliyor. Nicole Kidman gibi birini filminde oynatmaya kabul et ve onu neredeyse ikinci yarıya kadar hiç gösterme; buna rağmen mükemmel bir performans sergilesin ve alkışları üzerine çeksin! Filme katkısı çok büyük. Filmde neden yer aldığını anlamadığım karakterlerden birini canlandıran Rooney Mara, sanırım hikayeye kapılıp rolü kabul etmiş. Zira posterde yerine rağmen filmde hayli pasif bir role sahip.

IMDB’den 8, Rotten Tomatoes’tan 86 alan filmin geri bildirimleri hayli olumlu. Altın Küre’de en iyi film, yardımcı erkek oyuncu, yardımcı kadın oyuncu, özgün müzik dallarında; Bafta’da en iyi yardımcı erkek oyuncu (kazandı), yardımcı kadın oyuncu, sinematografi, özgün müzik ve uyarlama senaryo (kazandı), Oscar’da ise en iyi film, yardımcı erkek oyuncu, yardımcı kadın oyuncu, uyarlama senaryo, özgün müzik ve sinematografi dallarında adaylıklara sahiptir.

Lion’u adaylıkları için izlemeyi düşünmeyin. Tamamen bağımsız olarak, kimsesiz çocukların nelerle karşılaştığını, karşılaşabileceğini, zorlukları görmek için izleyin. “Şans nedir?” diye soranlara bundan sonra “Lion filmini izle” diyebilirim. Kamu spotu gibi olacak ama film kimsesiz çocukların, sokaklarda yaşamak zorunda kalan çocukların çaresizliğini tekrar tekrar hatırlatıyor ve elimizden bir şey gelmesi gerektiğini vurguluyor. Ulaşabildiğimiz her bir çocuk gelecek için umut ışığı olabilir.

Yazar hakkında

Seyirci Koltuğu

Yorum Bırak