2010lar 2015 Çağan Irmak Dram-Komedi Komedi sinema Türk filmleri

Nadide Hayat (2015)

Nadide Hayat

Nadide Hayat

Eski bir Çağan Irmak hayranı olarak Nadide Hayat’ı sinemada izleme fırsatı yakalayamamıştım. Aradan yaklaşık bir yıl geçtikten sonra denk geldiğim 118 dakikalık dram komedinin oyuncu kadrosu, naif senaryosu seyirciye tebessüm katıyor. Senaryosunu Ali Demirel, Çağan Irmak, Emre Özdür, Volkan Sümbül kaleme alırken başrollerde Demet Akbağ, Sevil Akı, Efecan Şenolsun, Yetkin Dikinciler, Ümit Erlim, Irmak Örnek, Sadi Celil Celil Cengiz yer alıyorlar. Box Office Türkiye’ye göre 21 haftalık gösteriminde 776.722 seyirciyle buluşup 9,5 milyon TL’ye yakın hasılat elde etmiştir.

Nadide Hanım, eşini kaybettikten sonra boşluğa düşer. Kızını evlendirmiş, torun sahibi olmuş; oğlu da işinde gücündedir. Zamanını nasıl geçireceğini bilemezken türlü türlü hobiler edinmeye başlar; spor yapar, kulüplere üye olur. Gene de mutluluğu yakalayamaz. Bir gün, gazetede üniversite affını görür ve evlendiği için yarıda bıraktığı okuluna geri dönmek ister. Çocuklarından küçük gençlerle bir arada kendini mavi sularda maceraya atar!

Nadide Hayat

Nadide Hayat

Nadide Hayat

Nadide Hayat

Çağan Irmak’ın hemen her filmini seyretmiş, çoğu dizisini seyretmiş bir hayranı olarak 12. sinema filmi Nadide Hayat’ta beklentim çıtanın hayli üzerindeydi. Üstelik Demet Akbağ ve Yetkin Dikinciler gibi iki üstat varken seyre doyum olmaz hevesiyle ekran başına oturdum. Hikaye sıkça tebessüm ettirse de çoğu yerinde tıkanan hikaye, duygularımla mantığım arasında bana yolculuk yaptırdı.

Torun torba sahibi olmuş bir kadın, eşini kaybedince ne yapar? Evinde oturup ya torununa bakar ya da televizyon karşısında gününü gün eder. Nadide Hanım ise 30 yıl öncesinde içinde uhde kalan üniversiteyi bitirmek ister. Tüm toplumun karşı gelmesine, belki de ayıplamasına aldırmaz. Kültürümüzdeki en büyük yargı merci “elalem”i umursamadan hareket etmek zorken, 50li yaşlarda böyle bir şeye adım atmak hikayenin en güzel kısmıdır. Okula başlangıçtaki durum komedi sahneleri yerli yerinde olsa da gençlerin Nadide Hanım’a karşı tutumu biraz abartılmış geldi. Yeni nesil gençliği bu denli saygısız, vurdumduymaz şekilde kategorize etmek niyedir? Tüm karakterlere bir görev verilmiş, hepsinde bir mesaj verme kaygısı var. Hikaye bu karakterlerle zenginleşmesi gerekirken daha çok tıkanıyor ve tebessümü uzaklaştırıyor. Yetkin Dikinciler’in arka planda kaldığı kaptan rolü ise filmde en mutlu eden şeylerin başında geliyor. Hayli kıvamında, abartıdan uzak, belki biraz klişeleştirilmiş bir kaptan olsa da Dikinciler’in performansıyla hikayeyle örtüşüyor.

Nadide Hayat

Nadide Hayat

Nadide Hayat

Nadide Hayat

Ege sahilleri insanın içini ferahlatırken Nadide Hanım’ın neyse ki zamanında su ürünleri bölümünü kazandığına dua ediyorsunuz. Enfes manzara, deniz, arka plandaki hafif müzik adeta Nadide Hanım ve kaptan karakterleri kadar yer alıyor filmde.

Teknolojik yönden eksiklerin fazla göze batması biraz can sıkıyor. Çağan Irmak filmlerinde sıkça karşılaşılan hayal dünyası Nadide Hayat’ta da görünüyor. Hafif absürt komediye yönelse de Demet Akbağ hayalleri olunca onu da sineye çekmek mümkünleşiyor. Bir de Caretta Caretta’ların olduğu sahnelerde teknoloji arka planda bırakılmasaydı da iç geçirmeseydik! Sahne öyle yavan duruyordu ki sanki hayal ürünü gibi görünsün istenmiş düşüncesine kapılıyorsunuz.

Genç oyunculardan Ümit Erlim, Gizem Erdem, Sadi Celil Cengiz, Sevil Akı, Efecan Şenolsun gayet başarılı performans sergiliyorlar. Lakin oynadıkları karakterler o derece mesaj içermeye odaklanmış ki sıklıkla iticiliğe adım atıyorlardı. Genç bir yönetmenin gençleri böyle göstermeye ihtiyacı var mı? Bence olmamalı.

Yazar hakkında

Seyirci Koltuğu

Yorum Bırak