2011 Cannes Film Festivali Dram Oscar psikolojik gerilim sinema Sundance Film Festivali

Take Shelter (2011)

Sığınak
Oscar döneminde adaylar dışında filmleri yazmak biraz da olsa bu törenleri sevmeyen ve takip etmeyenler için ideal görünebilir. O yüzden Sığınak’ı biçilmez kaftan sayıyorum J Yönetmen ve senaristliğini Jeff Nichols’un yaptığı, yalnızca 5 milyon $ bütçeyle çekilen ABD yapımı, Türkiye’de 16 Mart tarihinde gösterime girecektir. Dram türündeki 121 dakikalık filmin baş rollerinde Michael Shannon ve Jessica Chastain rol alıyorlar.
Eşi Samantha ve işitme engelli küçük kızı Hannah ile yaşayan Curtis’in mutlu bir hayatı vardır. Maddi durumları Hannah’ın masraflarını karşılayamasa da bir şekilde bu engeli aşmaya çalışırlar. Lakin Curtis bir gün yaklaşan fırtınaya dair korkunç kabuslar görmeye başlar. Hayatı resmen zehir olur. Geçmişinde yaşadığı bazı şeyler yüzünden karısından dahi bu durumu saklar. Bu fırtına ihtimaline karşı evinin arkasına bir sığınak yapmaya başlar.

David Wingo’nun müzik çalışmalarını gerçekleştirdiği bu dram (zaman zaman psikolojik gerilim) bütçesine oranla epey başarılı sayılabilir. Bağımsız sınıfına sokulsa da etkileyici performans ve görsel tekniklerle gözleri kamaştırıyor. Öyküyü en başından gizli saklı ipucular vermeden direk seyirciye aktarması ve zaman geçtikçe Curtis’in yaşadıklarını seyircinin de yaşamasını sağlaması filme bağlanmanıza sebep oluyor. Hep “Ne oldu?”, “Ne olacak?” soruları içinde ekrana odaklanıyorsunuz. Kadronun az olması ana karakterleri daha yoğun izlettiriyor. Karakter detaylandırmalarını etkileyici şekilde kaleme alan Jeff Nichols beğeni topluyor. Elbette en çok dikkati Curtis karakteri topluyor. Onun yaşadığı kabuslar, sıkıntılar, aile problemleri insanı derinden etkiliyor. Hem maddi, hem manevi, hem de ruhsal açıdan üst üste çöküş zaman zaman herkesin başına gelebilir. Ama Curtis maşallah hepsini pat diye kendine çekiyor. Adama ciddi şekilde acıdım ve üzüldüm. Sonunu dört gözle bekledim ve tahmin etsem de şaşırttı.
Doğa üstü sahneleri barındırması ile görselliği zenginleştirmesi artı puan toplamasını sağlıyor. Mekan ve dekor seçimleri türüne ve bütçesine göre gayet uygun. Ailenin imkanları ve evin seçimi örtüşüyor. Hatta daha bile güzel görünüyor. Kostüm ve makyaj detaylarının zaten ön plana çıkması gerekmiyor. Samantha karakterinin kostümlerinin hep benzer olması rahatsız etse de günlük kıyafetlerimizde çok farklılık yaratmadığımızı düşünmek filmin gerçekçiliğini arttırıyor. Genel itibariyle etkileyici bir yapım olduğunu belirtebilirim. 2011 Sundance Film Festivali’nde görücüye çıkan proje, Cannes’da Eleştirmenler Haftası büyük ödülü ile birlikte pek çok festivalde ödüller toplamıştır. IMDB’den 7.8, Rotten Tomatoes’tan 92 ve Metacritic’ten de 85 puan alan projeye yapılan eleştiriler, aldığı ödüllerle aynı oranda ilerlemektedir. Diğer yandan Oscar ya da Altın Küre’de adını duyuracak kadar yüksek bir patlama da beklenilmez. Zaten bağımsız filmlerden kaçı bu iki törende adını duyurabilir ki? He tabi buna gerek var mı derseniz; pek sanmıyorum.
Blogta adını duyurmaktan ben yoruldum ama 2011’de film çekmekten Jessica Chastain yorulmadı! Bir sene boyunca Robert De Niro, Morgan Freeman ve Tom Hanks’in bile bu kadar filmini izlemedim! “The Tree of Life”, “The Help”, “The Debt” ile blogumu süsleyen kızıl saçlı güzel, burada da göze çarpan bir performans sergiliyor. Şakayla karışık bu eleştirime aldırmayın. Jessica Chastain her daim akılda kalacak yeteneğe sahip. Sığınak’ın en dikkat çekici performansını ise kuşkusuz 1974 ABD doğumlu Michael Shannon gösteriyor. Aslında çok ön planda olan ve harikalar yaratan bir oyuncu değil. Diğer yandan, Curtis karakterini çok sade ama gerçekçi oynuyor. Seyrederken, daha önce hangi filmlerde izlediğimi düşündüm durdum. Araştırdıktan sonra fark ettim ki yer aldığı filmlerin çoğunu görmüşüm: “Tigerland”, “Pearl Harbor”, “High Crimes”, “Lucky You”, “Revolutionary Road” bunlardan yalnızca bir kaçı. “Revolutionary Road” ile en iyi yardımcı erkek oyuncu Oscar adaylığını kapmıştır.

Yazar hakkında

admin

3 Yorum Var

Yorum Bırak