2014 Dram Gerilim polisiye sinema suç

The Drop (Kirli Para) (2014)

The Drop

The Drop

Baş rollerde Tom Hardy ve James Gandolfini olmasa pek dikkatimi çekmeyecek Kirli Para, IMDB puanıyla ekran başına oturmama sebep oldu. Kasım 2014’te Türkiye’de gösterime giren Amerikan yapımı filmin yönetmenliğini Michael R. Roskam üstlenirken, senaryo Dennis Lehane tarafından kaleme alınmaktadır. Gerilim, dram, polisiye türlerinin harmanlandığı filmde ikiliye Noomi Rapace, Matthias Schoenaerts, John Ortiz, Michael Aronov eşlik ediyorlar. 106 dakikalık yapımın bütçesi 12,6 milyon $’ken 18,7 milyon $ hasılat elde edilmiştir.

Eski bir suçlu olan Bob, barmenlik yaparak hayatını sürdürmeye çalışır. Kuzeni Marv ile çalıştıkları bu bar aslında kara para aklanan yerlerden biridir. Bir gün Bob, komşusu Nadia ile çöpe bırakılmış bir köpeği eve alarak işlerin karışmasına neden olurlar. Zira o köpek belalı Eric Deeds’e aittir. Eric, Nadia’nın eski sevgilisidir ve hem köpeği almasıyla hem de Nadia ile yakınlaşmasıyla Bob’a kafayı takar. Bu arada bar soyulur ve çalınan paraların peşine düşen çeteler Bob ile Marv’ı rahat bırakmazlar.

The Drop

The Drop

The Drop

The Drop

Ekran başına geçme sebebim oyuncular olsa da senaryodan, konu ve işleyişten beklentim hiç de az değildi. Zira IMDB’den 7.1, Rotten Tomatoes’tan da 89 almış. Peş peşe işlenen suçlar, hemen her sahnede yaratılan yeni bir öykü ve onların birbirine bağlanması ilk etapta dikkat çekiyor. Puzzle başında saatler geçirebilen biri için suç örgüsünü takip etmek ne denli heyecanlıdır, tadanlar bilir. Lakin hikayeleri bağlama aşaması biraz sıkıcı geçiyor. Hep aklınızda “asıl konu”ya ulaşma hevesi oluyor. Dakikalar ilerledikçe de sanki o konu hiç gelmeyecek gibi hissediyorsunuz. Çünkü mükemmel oyunculuğa rağmen genel konu bir türlü tatmin edemiyor. Gene de işlenen suçlar seyirciyi zaman zaman geriyor ve heyecanlandırıyor. Senaristin diğer işlerinin arasında “Mystic River” ve “Shutter Island” varken “The Drop” neden mutlu edemiyor, şaşırmamak elde değil.

The Drop

The Drop

Senaryo, Amerika’daki Çeçen mafyasını, yeraltı dünyasını, kara para aklama yöntemlerini gösteriyor. Yani o ortamda bulunmak istemeyeceğiniz kadar karanlık, kasvetli, iç sıkıcı bir ortam yaratılmış. Bu nedenle ışık, kontrast ayarları; kamera açıları; mekan, kostüm tasarımları hayli başarılıdır. Sanatsal yönden çarpıcı detaylar göze çarpsa da hikayenin akışı izleyiciyi zorluyor. Her defasında “Ee nerede şaşıracağız? Tamam da beklenilen sahne nerede?” gibi sorular dilimden düşmedi. Ta ki finale kadar! Pek tahmin etmediğim, aslında dikkat edilse çok da şaşırılmayacak bir sonla karşılaşıyorsunuz. Ancak filmin sürükleyiciliği o denli zayıf ki sürprizi bile çözme isteği kalmıyor insanda.

Rahmetli James Gandolfini son projesinde muhteşem performansıyla çıtayı yükseltirken Tom Hardy de sonuna kadar baş rolü hak ediyor. Filmin tek kadın oyuncusu Noomi Rapace ise arka planda kalarak “Neden buradayım?” dercesine Nadia karakterini canlandırıyor. 36 yaşındaki İsveçli oyuncuyu, Millenium serisi kitaplarının filme uyarlanışındaki Lisbeth Salander karakteriyle anımsayabilirsiniz.

Yazar hakkında

Seyirci Koltuğu

Yorum Bırak