2010lar 2016 Aksiyon Dram Gerilim sinema tarihi yaşanmış hikaye

The Finest Hours (Zor Saatler) 2016

Zor Saatler

Zor Saatler

Yaşanmış öykülerin beyazperdeye aktarılması, hele konu afetle ilgiliyse seyircinin illa ki dikkatini çeker. Zor Saatler de bu kontenjandan giriş yapıyor. Ocak 2016’da Türkiye’de gösterime giren ABD yapımın yönetmenliğini Craig Gillespie üstleniyor. “The Finest Hours: The True Story of the U.S. Coast Guard’s Most Daring Sea Rescue”dan Scott Silver, Paul Tamasy ve Eric Johnson tarafından uyarlanan dram, tarihi, aksiyon türlerindeki projenin başrollerinde Chris Pine, Casey Affleck, Holliday Grainger, Eric Bana, John Ortiz yer alıyorlar. 117 dakikalık filmin 80 milyon $ bütçesine karşılık 52 milyon $ hasılat elde edilmiştir.

18 Şubat 1952’de İngiltere’nin doğu kıyılarında her yeri alt üst eden fırtına, bir petrol tankerini ortadan ikiye ayırır. 30 kişilik mürettebat da geminin yavaş yavaş batmasıyla büyük tehlikeye girer. Herkes sonunun geldiğini düşünürken mürettebat yetkilisi Ray Sybert pes etmez. Bu arada Amerikan Sahil Güvenlik ofisinden görevlendirilen kaptan Bernie Webber, çok tecrübesi olmayan 4 kişiyle beraber donanımı yetersiz bir cankurtaran botuyla gemiye doğru ilerler.

Zor Saatler, bir felaketin duygu yüklü tarafını ön plana çıkarmayı tercih etmiş. Konu denizde geçip bir de gemi batma riski yaşayınca akla hemen Titanic geliyor. Felaket benzer olsa da kurgu hayli farklıdır. Olay küçük, sakin ve sıradan bir kasabada geçiyor. Film genel olarak gemide ve sahil güvenlikte yaşanıyor. Gemide bitmek bilmeyen kaos, gergin insanlar ve onları kurtarmaya ant içmiş bir mühendis varken sahil güvenlik ofisinde yetersiz imkanlarla gemidekileri kurtarmaya ekip gönderen bir müdür, ne yapacağını bilemeyen ekip ve daha önceki tecrübelerinden dolayı o insanların hayatta kalıp kalmayacağından emin olamayan bir kaptan var.

Zor Saatler

Zor Saatler

Zor Saatler

Zor Saatler

Karakter sayısı az olmasa da kişiliklerine odaklanılan az karakter var. Bernie’nin nişanlısı tamamen erkek olan kadroya bir nefes aldırıyor. Kasabada yaşayan ve evlilik delisi duygusal bir kadın olarak görünse de onu yaşadığı ortam içinde değerlendirdiğinizde makul tavırlar olduğunu kabul edersiniz. Bernie ise gayet net: Fazla duygusal, işini yapmaktan başka şey düşünmeyen, geçmişinde yaşadığı tecrübelerden dolayı da geleceğine ihtiyatlı bakan genç bir erkek. Gemidekileri kurtarmaya gidiyor çünkü bu iş ona verilmiş. Çizgisinin belli olması seyirciye de güven veriyor.

Filmin yaşanmış olması en büyük artılardan biridir. Zira kim kendi yaşamını hiçe sayıp imkansıza yakın kurtarma işine gözü kapalı gider ki? Bernie Webber nasıl erdemli bir adammış ki de bunu kabul etmiş! Ancak senaryo olacak kahramanlık, zamanında yaşanmış ve tarihe geçmiş. Tüyleri diken edecek bir gerçek olduğu aşikar.

Zor Saatler

Zor Saatler

Mekan seçimleri, kostüm – makyaj – saç tasarımları hem 1950li yılları hem de kasaba halkını çok güzel yansıtıyor. Genelde gece çekimleri yapıldığı için ortam loş veya karanlık. Bu da filmin gerilimine katkı sağlıyor. Müzik çalışmaları zaman zaman melankoliye kaysa da yaşananlarla paralel ilerliyor.

Filmin teknik kısmı çok mutlu etmiyor. Belki evde izlediğim için gözüme çok battı. Gemideki sahnelerin stüdyo çekimi olduğu belli oluyordu. Karlar içinde kalan muhteşem kasaba görüntüsü de esasında benzer bir durum yaşattı ama hedef sahneler denizde olduğu için kasabayı görmezden gelmek daha kolay.

IMDB’den 6.8, Rotten Tomatoes’tan 63 alan filme gelen eleştiriler orta hallidir. Senaryonun sık sık tıkanması da bu sebeplerden biridir. Oyuncu kadrosu filmin önüne geçecek kadar başarılıdır. Chris Pane, Casey Affleck harika performanslar sergilerken yardımcı rolde olan Eric Bana’dan bir ara nefret eder gibi oldum. Neyse ki yazılan karakter sonlara doğru yumuşuyor da seyirci de rahat ediyor.

Filmin sonundaki fotoğraflardan gözümü alamadım. Yaşanmış hikayelerin perdeye aktarılmasında beni en çok heyecanlandıran şey fotoğrafların gösterilmesidir. İyi ki bunu pas geçmemişler.

Yazar hakkında

Seyirci Koltuğu

Yorum Bırak